Okyanus
Biz insanların okyanuslardaki dalgalara ne kadar benzediğini düşündünüz mü hiç? Birleşip engin denizler oluşturuyoruz, aşılamaz su kütleleriyle dünyayı kaplıyoruz. Bunun adına da insanlık diyoruz; mucize, medeniyet, güç. Ama tek başımızayken hiçbir anlamımız yok. Birey olabilen, gerçekten var olabilen üç-beş istisna var belki ama okyanustaki bir bardak sudan fazlası değiller. Ömrümüzün büyük kısmı böyle geçiyor. Çok önemli bir parçası olduğumuzu sandığımız okyanusun, insanlığın, ihtişamıyla övünerek geçiyor hayatımız. Derinlerde bir yerlerde o yaşamı görüyoruz; muhteşem güzellikleri, canlılığı, çeşitliliği, belki de dünyanın kendisini. Ama yerimiz orası değil. Bizler yüzeydeyiz; derinliklerin bir kısmını, kendimizi o dünyaya aitmiş gibi hissedecek kadar görüyoruz sadece. Ve insanlık adına, ait olmadığımız o dünya için çalışarak tükeniyoruz.
Belki de durum o kadar kötü değildir. Zaman zaman o bardağın içine girmeyi başaranlar oluyordur. Bu gerçekleşmese bile hayatımız bir kaya parçasında ya da bir kumsalda sonlandığında ihtişamımızla herkesi büyülüyoruz. Yükseklere sıçrıyor sularımız; bembeyaz, köpük köpük. Ne kadar etkileyici bir manzara; belki düğünümüzde, belki terfi aldığımızda, belki de musalla taşında. Ama merak etmeyin, mutlaka bir anlığına da olsa herkes görecek bizi; bembeyaz, köpük köpük.
Yorumlar
Yorum Gönder